20’si de Ayrı Dert: DİŞLER

 

Hamileyken hep doğuma odaklanırız. Öyle istiyorum, böyle istiyorum, kaşı şöyle gözü böyle olsun diye basit isteklerimiz olur. Aman kızım/oğlum canım kızım/oğlum haydi gel, hemen gel nidalarıyla çağırırız bebeklerimizi hayata. Hayatımız hep böyle kalacakmış, hiç değişmeyecekmiş zannederiz. Sonunda o büyük gün gelir çatar ve devamında…

Devamında dualar, istekler, hayaller genellikle fos çıkar ve hayatın bambaşka bir yüzü çıkar karşımıza. Şanslıysak hemen meme de tutar bebeğimiz, gazı da çıkar. Ataklar gelir ataklar gider. Tam her şey yoluna girmeye başladı dediğimiz anda çalar kapımızı ek gıda dönemi. Alerjisi var mı yok mu, bu sebze şu ay mı bu ay mı vs ler girer hayatımıza. Haydi iyi kötü ona da alışıveririz dediğimiz, evet tam da onu dediğimiz anda bir şeyler yine ters gitmeye başlar!!!

 

Atak desen atak değil, hasta desen hasta değil. Her şeyi ağzına atan çocuk atmaz, yiyen çocuk yemez olur.

 

Korkulu Kabus Dişler

 

Genellikle 4-6 aylar arasında damaklar kaşınmaya başlar. Bebeğiniz elini, kolunu, anahtarı, tarağı, çıngırağı, kaşığı…kısacası eline geçen her şeyi ama her şeyi ağzına götürmeye başladığı güzide dönemdir kendileri. Birçok anne babanın da “Canı çekti galiba/aç galiba” diye düşünüp zamansız ek gıdaya başlattığı dönemdir aynı zamanda.

Bu dönemde yapılabilecek en iyi şey soğutulmuş diş kaşıma oyuncakları sunmaktır. Piyasada çok çeşidini bulabileceğiniz kaşıma aparatlarını dolapta biraz soğutup verin, bırakın bebeğiniz em kavrama kabiliyetini geliştirsin hem de diş kaşıma zevkini sonuna kadar çıkarsın.

Tavsiye ediliyor diyerek soğan, patates, havuç, pırasa, salatalık gibi gıdaları vermeyin. Sert olması ve ek gıdayı başlatması sebebiyle kesinlikle erkendir.

 

Ek Gıda Sonrası Dönem

 

Sırasıyla genellikle ikililer halinde ön ve yan dişler gelir. 6 ay civarı hafif ateş, huysuzluk, daha fazla emme isteği (emerek hem fizyolojik hem de psikolojik olarak rahatlama hissi yaşıyorlar. Sakın sütüm mü azaldı diye düşünmeyin. Yaşasın memeler) İshal gibi yeni karşılaşacağınız durumlar olabilir. Ateşi 38’i geçerse doktora götürmeyi ihmal etmeyin. Elinizi yıkayıp steril hale getirdikten sonra kontrol edebilir, bir çay kaşığını hafifçe (ama gerçekten hafifçe) dokundurarak da dişin gelip gelmediğini anlayabilirsiniz. Bu dönemde tadım günlerinde olacağı ve ek gıdaya yeni başladığı için iştahsızlıktan yana endişe etmenize gerek yok.

Emiyorsa emmeye, mama alıyorsa mamasını vermeye devam edin.

Mama alan bebekler için tavsiyem maması bittikten sonra da bir süre biberonla oynamasına izin verebilirsiniz. Ancak temizliğine ve başlığının düzenli olarak değiştirilmesine de özen gösterin. Hala diş kaşıma aparatlarını kullanmaya devam ediyoruz.

pexels-photo-62272

Azılar ve Köpekler Çıkarken

 

Genelde 1 yaş civarı ve sonrasında hareketlilik ve en kabus dolu günler başlar. Bize çektirdikleri zulümden yola çıkarak canlarının ne kadar acıdığını tahmin edebilirsiniz. Ön dişlerde hiç sorun yaşatmayan bebekler bile fazladan yormaya başlar. İştahsızlık hat safhaya ulaşır. Bazen gün boyu ağzına hiçbir şey sokmak istemediği bile olabilir. Aileler ya da bakıcılar paniklemeye, beslenme düzenini sorgulamaya başlayabilir. Lütfen sakin olun. Şarkı, türkü, oyun, tv, tablet gibi dikkat dağıtıcı uyaranlardan medet ummayın. Bağırmayın, kızmayın, kavga etmeyin. Unutmayın bu ağrı/sızı/acı onun isteyerek yaptığı bir şey değil. Bu dönemlerde kilo kaybı bir miktar, ama dişler çıkınca normale dönüyor hatta daha fazlasını bile yiyerek bizleri şaşırtabiliyorlar.  1 yaş sonrası için artık soğan, pırasa gibi seçenekleri düşünebilirsiniz. Makul oranda sıvı yiyecek (çorba, ayran, kefir, smoothie vs) verebilirsiniz. Sıvı gıdalar dişetlerini zorlamadığı için daha az sorun çıkarıyorlar.Ancak sadece böyle yiyor diyerek her şeyi sıvılaştırmayın, kabağın smoothiesini yapmayın mesela. Katı gıdalar sunmaya devam edin. Çok çok sert şeylerden kaşının tabi ki. Çünkü artık diş etleri kaşınmıyor, sızlıyor. Dolayısıyla hafif yumuşak kıvam mücverler, sebzeli gözlemeler, sert et/tavuktansa balık ya da köfteleri tercih ederseniz yediği miktar biraz daha artabilir. Miktar bebeğinizin diş eti sızısının oranına göre artıp azalabilir. Başkalarının porsiyonları üzerinden kıyaslama yapmayın. Bunun da geçeceğini, bebeğinizin yine eski bebeğiniz olacağını aklınızda tutarak hem kendinizi hem onu rahatlatmaya çalışın.

 

Kızmak ters teper, yemiyor atıyor diye. Ancak bebeğiniz acıyla öfkelendiği zaman dişlerinizi gösterip yüzünüzü acıyla buruşturabilir, ve “Evet, acıyor ama geçecek” deyin ve bebeğinizi sevin. Bunlar sayesinde bebeğiniz belki hemen önündeki köfteye saldırmayacak, ama en azından anlaşıldığını bilerek bir sonraki sefer daha sakin davranacak. Anlaşıldığını bilmek içgüdüsel olarak onu, dolayısıyla da sizi mutlu edecek. Son tavsiyem unutun, her şeyi ama her şeyi unutun, sadece yaşadığınız keyifli anları hatırlayın. Diş çıkar, mutluluk baki kalır

20’si de Ayrı Dert: DİŞLER” üzerine 6 yorum

  1. Harika bir yazi olmus basindan sonuna kadar yasadiklarimiz… Sakin olmak sabirli olmak cok cok önemli

  2. Merhabalar bebeğim 10 aylık ve halen dişleri çıkmadı endişelenmeliyim en geç ne zaman çıkar teşekkür ederim yazı da çok güzel emeğinize sağlık.

    1. Endişelenecek bir durum yok yaşına girip hiç dişi çıkmamış bebekler de var, gayet rahat blw ile beslenebiliyorlar. Doktorunuz da size benzer bir bilgi verecektir kemik gelişimi sıkıntılı değilse bazen genetik olarak geç çıkarabiliyorlar, eminiz aile geçmişinizde böyle bir geç çıkarma yaşanmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir