Beslenme ve Kanser

BESLENME VE KANSER İLİŞKİSİ

Gıdalar ve besin ögelerinin kanserle ilişkisinin araştırıldığı pek çok çalışma sonucunda kanser riskini arttıran ve azaltan besin ögeleri bulunmuş ve bunun üzerine çalışmalar yapılmıştır.

 YANLIŞ BESLENME ALIŞKANLIKLARI

1.Karbonhidratlar ve Kanser: Karbonhidratlar vücuda enerji sağlayan besin ögelerinden biridir. Karbonhidratlar yiyeceklerimizde en çok bulunan besin öğesidir. Karbonhidratlar başlıca cay şekeri, bal, reçel, pekmez, tahıllar, ekmek, kuru baklagiller, sebze ve meyvelerde bulunur.images

Aşırı şeker tüketimi ile kanser arasındaki ilişkiler iki kez Nobel Tıp ödülünü alan Alman Otto Warburg tarafından ortaya konmuştur. Warburg kanser hücrelerinin sağlıklı hücrelerden farklı bir metabolizmasının olduğunu göstermiştir. Vücudun normal hücreleri, enerjileri için hem oksijenli hem de oksijensiz metabolizma yollarını kullanırlarken kanser hücreleri sadece oksijensiz metabolizma yolunu kullanabilmektedirler. Kanser hücreleri sağlıklı hücrelere göre 3-5 kat daha fazla seker kullanırlar. Şekerin tek zararı kanser dokusunu beslemesi değildir. Bununla beraber aşırı un ve seker tüketimi, şişmanlığa, insülin direncine yol açtığı gibi bazı kaynaklara göre dengesiz tüketimleri hastalıkta risk etkeni oluşturmaktadır. Yapılan bir çalışmada açlık hipergliseminin ve/veya diyabetin kanser riskini arttırdığı gösterilmiştir. Risk artısı en fazla pankreası etkilemekte bunu ozefagus, karaciğer, safra yolları, kolon, rektum ve serviks kanserleri izlemektedir.

Bununla beraber, sebze, meyve, kuru baklagiller ve kepeği ayrılmamış tahıllarda bir karbonhidrat olan diyet posası (lif) bulunmaktadır. Fazla posa alımı bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak, kabızlığı önlemekte, kalınbağırsak ve rektum kanserlerine karsı koruyucu rol oynamaktadır.

2.Yağlar ve Kanser: Yağlar, besinler arasında en yüksek enerjiyi veren bileşenlerdir ve vücudumuzun enerji deposu olarak düşünülebilirler. Dolayısıyla toplam yağı fazla tüketen ve yeterli egzersiz yapmayan kişilerde şişmanlık sonucu hastalık riskleri de artış gösterir.

Bazı epidemiyolojik ve deneysel çalışmalarda diyetle fazla yağ tüketilmesinin (sıvı ve katı yağlar), rektum, kalınbağırsak, yumurtalık, göğüs, testis ve prostat kanseri riskini, yüksek kolesterol alımının ise akciğer ve pankreas kanseri riskini arttırdığı belirtilmiştir. Kanserojen maddeler yağ içinde birikmektedir ve fazla yağ alımı bu maddelerin vücuda girişini artırmaktadır.

Ayçiçeği, mısır özü gibi bitkisel sıvı yağlarda bulunan Lin oleik asitin laboratuar hayvanlarında kanser oluşumunu artırdığı, konjuge linoleik asitin (CLA) ise tersine azalttığı bildirilmiştir.

3.Protein ve Kanser:. Kanser, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi yöntemleri nedeniyle vücutta zarar gören sağlıklı hücrelerinin yeniden yapımı ve onarılması, enfeksiyon hastalıkları ve ameliyat gibi durumlarda bireyin protein ihtiyacı artmaktadır. Bu gibi durumlarda ihtiyaç arttığından diyetle daha fazla protein alınmalıdır. Ancak fazla miktarda hayvansal protein alımı aynı zamanda doymuş yağ tüketimini de artıracaktır. Bu durum da meme, rahim, sindirim sistemi, kolon, rektum ve pankreas kanseri ile ilişkilendirilmektedir ve bu kanserlerin görülme riskini artırmaktadır.

BESİNLERİN HAZIRLANMASI, PİŞİRİLMESİ VE SAKLANMASI SIRASINDA YAPILAN YANLIS UYGULAMALAR

1.Hatalı Pişirme Yöntemleri: Besinlerin kızartılarak, tütsülenerek ve mangalda ateşe yakın tutularak yapılan pişirme yöntemleri besinlerde bazı kimyasal kanserojenlerin oluşumuna yol açmaktadır. Özellikle de etlerin mangalda pişirilmesi esnasında nitrozamin denilen kimyasal kanserojenler oluşmaktadır. Tütsülenme sırasında odun ve kömür dumanında bulunan kanserojen maddeler, besinler tarafından emilerek yağlı kısımlarda birikirler. Yapılan çalışmalarda bu şekilde pişirilmiş besinlerin sık tüketilmesinin mide, ozefagus ve sindirim sistemi kanserlerine yol açabileceği gösterilmiştir. Etin hafif-orta sıcaklıkta ve ızgara, fırında pişirme ve haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanılarak uzunca sure pişirilmesi kimyasal kanserojenin oluşumunu en aza indirmektedir.

IMG_0503Bazı hatalı pişirme yöntemleri besinlerin bileşiminde bulunan, kanserden koruyucu vitamin ve minerallerin kayıplarına yol açabilmektedir.

Besini haşlayıp, suyunun dökülmesi gibi uygulamalar suda eriyen vitaminlerin büyük oranda kaybına yol açmaktadır.

Kızartma yöntemi de mümkün olduğunca kullanılmamalıdır. Kızartmalar sırasında yağların yapısında bir takım değişiklikler oluşur. Kızartma yağlarının tekrar tekrar kullanılması kanserojen maddeler oluşumunu arttırır. Bu nedenle kızartmalara diyette çok fazla yer verilmemelidir.

2.Besinleri Saklama Koşulları ve Küfler: Nemli ve sıcak ortamlarda saklanan tahıllarda ve yağlı tohumlarda (fındık, fıstık, ceviz gibi) çoğalan bazı mikroorganizmaların ürettiği bazı toksinlerin ozefagus ve karaciğer kanserlerine neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle depolama uygun koşullarda, buzdolabı ve serin depolarda yapılmalı ve küflenmiş besinler hiçbir şekilde tüketilmemelidir.

3.Besinlerin Muhafaza Edildiği Kaplar ve Plastikler: Özellikle yoğurt, tarhana, pekmez, salca, reçel ve tursu gibi besinlerin boşalmış deterjan veya ilaç kutularında, boyalı plastiklerde saklanması, saklama kabından kursun ve diğer bazı kanser yapıcı maddelerin besine geçmesine yol acar. Bu durum kansere yol açan bazı ağır metallerin ve kimyasalların vücuda alınmasına yol acar. Bu sebeple, yiyecekler kesinlikle besinlerin saklanması için yapılmış olan kaplarda saklanmalıdır. Besinlerin saklanmasında boyalı olmayan cam kaplar her zaman tercih edilmelidir.

KANSERDEN KORUNMA YOLLARI ve ÖNERİLER

1.Sağlıklı vücut ağırlığını sağlamak ve korumak ve günlük enerji alımı ve harcanmasını dengelemek,

2.Günlük toplam yağdan gelen enerjinin %15–30 miktarı arasında tutmak, yağlı etleri, kızartmaları diyete dikkatle almak, kırmızı etten gelen günlük enerjiyi %10'nun üstüne çıkartmamak,

3.Günlük taze sebze ve meyve tüketimini en az beş porsiyon ve üzerine çıkartmak,

4.Yemek listemizdeki kuru baklagilleri diğer yiyeceklerle dengeleyerek kullanmak, karbonhidratlı yiyeceklerin alımını arttırmak, masa veya cay şekeri yerine pekmez ve bal gibi doğal tatlıları tercih edip bunların üretiminin ve tüketiminin artmasını sağlamak,Alkol, sigara, katkı maddelerini fazla içeren, rafine yiyeceklerden kaçınmak, doğal olanları bunlara tercih etmek,

5.Pişirme yöntemlerinden kömür ızgarası ve kızartmalardan, tütsülenmiş yiyeceklerden, tursu salamura gibi fazla tuzlulardan kaçınmak, düşük ısıda pişirmeye dikkat etmek,

6.Yiyecekleri küf ve mantar oluşundan uzak doğru koşullarda, çabuk bozulabileceklerin de soğukta veya dondurularak saklanılmasına dikkat etmek,

7.Yiyeceklerdeki çeşitli kimyasal kontaminantların, pestisitlerin, atıkların, katkı maddelerinin güvenli sınırlarda olup olmadığının belirlenmesine ve takip edilmesine ulusça dikkat etmek,

8.Yasam boyu düzenle fiziksel aktivite yapmak.

Kaynak: Gıda Beslenmesi ve Kanser İlişkisi,MYO-ÖS 2010

IMG_0458