Elif

ELİF’İN BLW GÜNLÜĞÜ

Annelik... Dünyanın en güzel ama en zor mesleği.  Meslek demek bile soğuk kalıyor aslında. Bu, bence bir ruh hali; yüreğinizi ısıtacak kadar sıcak, o zamana kadarki tüm ateşleri söndürecek kadar serin. O minicik eller daha ilk göz göze gelmenizle beraber denizlerin altında kalmış çok değerli bir hazineyi gün yüzüne çıkarıyor nasıl oluyorsa... Sizi ikiye, üçe, hatta dörde katlayan bir gücün iksiri gibi bu hazine. Bir anda uykunun en derin anında en hafif mırıltıyı bile duyan kulaklarınız, yerdeki halıyla özdeşleşmiş küçük bir iğneyi bile anında fark eden gözleriniz, gittikçe ağırlaşan bir vücudu sürekli taşımaktan bırakın acı duymayı keyif alan kollarınız, ve ortalama 100 m2 evin içinde günde 10 km mesafe yürür hale gelen ayaklarınız oluverir... Neredeyse bir lokma bir hırkaya razı gelen ancak varlığın sırrını çözmüş dervişler gibi çilekeş ama mutmain bir hale bürünürsünüz ☺

Elif de tıpkı diğer melekler gibi henüz gebeliğinde kabuklarımı bir bir kırmama vesile oldu ve daha önce hiçbir foruma hatta facebook grubuna bile aktif bir üyeliğim yokken bir anda kadınlar için kurulan bir platformda Elif’in doktor kontrollerinde öğrendiklerimi paylaşır ve diğer annelerin hem kaygı hem heyecanlarına ortak olurken buldum kendimi. Öyle tatlıydı ki bu gönül dostluğu, birbirmizin adını bile bilmeden aylarca birlikte olduktan sonra , bebeklerimizin karnımızdan çıkıp yüzlerine bakma şansı bulmamız bizim için de bir milat oldu ve sonra ara ara  şehirdışından gelen arkadaşlarımzın da onurlandırmasıyla buluşmalarımız oldu. Sonra bir daha da kopamadık.

Anneliğin ilk ayları emzirme soru ve sorunlarıyla geçti ama bunda pek zorlanmamıştım .Elif 38 haftalık ama 3840 gr dogdu ve sanki içerideki gelişim ilerliliğini devam ettirmek de kararlıymış gibi doğduğu andan itibaren emmek istedi ve çok şükür hemen de kavradı bu işi. Yoğun emzirme saatlerine sabır gösterince 6 aylıkken 9 kg olan iri bir bebeğim vardı ama şimdi ek gıdaya geçmem gerekiyordu.

Halbuki sadece emzirerek beslemeyi bilen ben neyi, nasıl ve ne kadar vereceğimi bir türlü kestiremiyordum.

Çevremden sürekli  “şimdi ver , bak sonra yemez” baskı ve telkinlerine merakım da eklenince Elif 5.5 aylıkken çatalla ezdiğim bir parmak kadar havucu vermişliğim var ama Elif o havucu silip süpürmesine karşın arkadaşlarım ve eşim “nasılsa ömür boyu katı gıda yiyecek, en azından 6 ay saf anne sütüyle beslensin” deyince pişman olup 15 gün daha bekledim ve 6 ay dolunca ek gıdaya başladık.

Elif ve Mert bizim grubun 10-15 gün farkla en büyüklerinden. Diğer anne dostlarım beklemeye devam ederken Nergiz , BLW diye bir şeyden bahsediyor, kitaptan notlar paylaşıyordu ama ek gıda bana yeterince yabancı bir kavram iken bir de BLW’yi kavramam hemen olmadı.

Önüne koyacağız, bebek kendi yiyecek...

Bunu anladım ve genel duruma karşın korkmadım da bu durumdan , beni asıl geren her şeyi bilerek kontrol etme dürtümden kaynaklanan “ neyi, ne kadar ve nasıl” vereceğimdi. Çünkü Elif anne sütüyle gayet mutluydu, ek gıdayı fazla kaçırır da sütümün azalmasına sebep olur muyum ? Yoksa Elifin ek gıdaya geçişini geciktirir de ilgisini kaybeder miyim? Beni asıl düşündüren bunlardı, Bunları düşünürken 10 gün geçmişti ve ben daha önce denediğim ve herkesten duyduğum çatalla ezerek verme yöntemiyle havuç , patates ve kabağın tadım günlerini geçirmiştim .

Elif yiyordu, yiyordu yemesine ama benim minik balığım yeni yeni keşfettiği hareket kabiliyetini ilk defa gördüğü yiyecek, tabak, kaşık gibi nesneleri keşfetmek için kullanmak istiyor ama ben yemesine odaklandığım için  ellerini kollarını tabağa değdirmemesine dikkat ederek kaşığı ağzına götürüyordum.

Bir yandan Nergiz'in grupta paylaşmaya başladığı Mert'in videolardaki meraklı ve aktif halleri , bir yanda yerde Elif’in hareket kabiliyetini arttırmak için aldığım oyun halısı, bir yanda Elifin tabağa uzanan ellerini bertaraf etme çabalarım.... Yok yok bu işte bir terslik olduğu belliydi.

15 gün gecikmeyle Elif 6.5 aylıkken aldığımız mama sandalyesiyle birlikte grupta yazılan ve paylaşılanları dikkatle takip ederek başladık BLW serüvenimize.... Elife ilk brokoli verdim ve Elif brokoliyi yumuk parmaklarının arasında önce çiçekleri sonra sapı olmak üzere afiyetle yedi. Sonra düz tabakta yoğurt vermişliğim var ki evlere şenlik o sahneler hala gözlerimin önüne gelir.

(Yeni başlayan annelere not: yoğurdu fincanla verin arkadaşlar, sonra temizlemesi çok zor oluyor ☺ )

Elif de grubun diğer ek gıda meraklısı bebekleri Selim ve Arya gibi ne bulsa yiyor, kimini ağzına tıkarken kimiyle diş kaşımakla yetiniyordu ama neyse ki ağzının yolunu bulmada hiç zorlanmıyordu.

Bu altın trimesterimiz 9.ayın dolmasıyla görünen ilk diş tanesiyle son buldu. Diş sancılarına Diyarbakır'ın yaz sıcakları eklenince Elif tam bir meyve diyetine girdi ve başta kavun ve karpuz olmak üzere meyve dışında nerdeyse hiçbir şey yemedi. Elif yerken BLW’yi öven ailem bile yemediği zaman  “Kızım micik bebek nerden bilecek aç olup olmadığını , yedir sen ona” diye bizim lügatimizde hiç olmayan öneriler getirdiler ama kendi yiyebilen bir insana zorla yedirmek... eziyetten başka bir şey değildi benim için.

Dişler ara verdi, Elif tekrar yemeye başladı derken, 1 yaşla gelen gelişim atağı başladı sonra o da geçti yine yemeye başladı. Onu yedi, bunu yemedi ama Elif hiçbir zaman yemediği bir şey için yemeye zorlanmadı ailesi de herhangi bir şeyi yemiyor diye kahırlanmadı ve tüm bunlar BLW ile oldu.

Baby- Led- Weaning , bebek liderliğinde beslenme demek ama Baby-Led- Living yani bebek liderliğinde yaşamayı öğrenmeden pek mümkün olmuyor kanımca. İşin özü bebeğinizin içgüdülerine, yaşama becerilerine, savunma ve karar mekanizmalarının farkında olup ona destek olmak, gerisi bolca şirinlik bolca temizlik ☺