Ella Defne

Dünya önceleri bir toz ve gaz bulutuydu ve herşey uzun düşünmeler ve ertelemelerden sonra iş hayatına ara veren eşimin “Sen hamile kal, doğurunca ben bakarım” gazıyla başladı.

Aradan geçen 9 mutsuz ayın ardından bir şubat sabahı hamile olduğumu öğrenmemle birlikte hayat bir anda hız kazandı ve yerkürenin milyonlarca yılda elde ettiği tüm tecrübeyi 9 aya sığdırmaya çalışmamla depremler, volkanlar, fırtınalar, hortumlar, inişler, çıkışlar… Yok yok o kadar değil ama işte hareketli ve keyifli bir 9 ayın ardından Ella Defne bir ekim öğleninde aramıza katıldı. Şu an bu sitede hikayelerini okuduğunuz Mert,Elif, Murat, Zeynep Ela, Selim Demir ve Mert Ferit’in anneleriyle hamilelikten itibaren yol arkadaşıydık ve daha o zamandan merakımız ve araştırmalarımız yollarımızı ve bilgilerimizi kesiştirmeye başlamıştı. Ella Defne 3 aylıkken yasal hakkım olan doğum iznim bittiği için iş başı yaptım ve o günden itibaren kuzucuk babaannesine emanetti. Emmeyi de anne sütünü de çok seven bir bebekti ve hem annesi hem babaannesi anne sütü alması için çılgınca uğraşlar içindeydi. Saatlerce süt sağmalar, okuyup araştırıp yapılan “X süte iyi gelirmiş, Y sütü azaltırmış” muhabbetleri, emzirme, biberon, biberondan geçen gaz ve bilimum konuda ikimizi de uzman araştırmacılar yapmıştı. Ek gıda konusunu ise tam bir öncü karakter Nergiz ilk defa bizimle paylaştı. Daha Defne belki 3 aylıktı o zamanlar, gündemimize çok uzak bir konuydu ve pek de ilgimi çekmemişti açıkçası. O ise bir başöğretmen gibi zaman zaman O Tabak Bitecek mi’den alıntılar yaparak bizi cebren ve hileyle bilgilendiriyordu. Bir yandan da üye olduğum bir anne-bebek sayfasında “blw fotoları, ek gıda bilgileri, muhallebinin gerekliliği(!), pirinç ununun içeriği vs gibi birçok konuda okumalar yapmaya da devam ediyordum. İşte bu 3-6 ay arasındaki bilgi edinme hali 6. aya yaklaştıkça artmaya ve hız kazanmaya, sakin ve hatta lakayt tavrımın yerini bir hafif bir panik havası almaya başladı.

Aslında mantığım ve eşimle çocuk yetiştirme tarzımız blw blw blw diye bağırıyordu ama peki içimdeki Türk anası ve evdeki Türk babaannesi ne diyecekti bu işe?

40 haftalık doğum süresine tekabül eden nisan sabahı alerji ihtimali olduğundan şüphelendiğimiz yoğurtla başladık. Tabi o zaman hepimizde sıfır tecrübe, sadece Defne’nin eline verileni ağzına götürmesinden aldığım cesaretle daldırdım kaşığı yoğurda ve anında elimden kapıp ağzına çekti. Uuu süper, iyiymiş bu blw, bizim kız da tam blw bebesiymiş heyecanı, evde alkış kıyamet, annede bir ben size demiştim kabarması, babaannede benim torunum çok zeki keyfi, fotoğraflar videolar… Bütün bu saydıklarım ikinci tadımımız olan havuca geçince yerini bir hüsrana bıraktı. Biraz buharda haşlama beceriksizliğim biraz da bütün annelerin düştüğü “Eee bu  kız birşey yemedi” duygum işin içine karışınca dur ben başka bir sebze deneyeyim sonucuna vardı bizim ek gıda denklemi. Forumda sürekli uyardığımız, hakkında defalarca yazı yazdığımız tadım günleri benim ayağıma dolanan iş, başıma ördüğüm çorap oldu. Bu kadar çok gıdayla bu kadar sık karşılaşan bebeğim, yeni şeyler keşfetmenin heyecanıyla ilgi gösterse de tepsisindekileri tanıması için yeteri kadar zaman bırakmadığım için ikimizde yani anne ve babaannede bir başarısızlık duygusu baş gösterir gibi oldu.

8 ay civarı gittiğimiz bir misafirlikte yoğun kültürel uyarana maruz kalıp sinir küpüne dönen ben eve geldiğimde çözüm aramak ya da daha dik durmak yerine “Misafirlikte blw ile ilerlemek zor oluyor, kaşığa da alışsa mı acaba?” cümlesini yüksek sesle kurma gafletinde bulununca babaannenin içindeki klasik Türk kadını da fırlayıverdi. Bundan sonrası tufan!

Elbette hiçbir zaman püre ya da muhallebi verilmedi Ella Defne’ye ya da tuzlu, şekerli, salçalı, paket gıdalı vs. Ancak o günden sonra benim evde olmadığım saatler küçük lokmalar yapılıp tek tek ağzına verilmek veyahut da kaşıkla, şarkıyla, türküyle, masalla yedirmek suretiyle klasik beslenmeye dönmeye; her geçen gün sıklaşan ve dozu artan büyüme ataklarının da etkisiyle klasik beslenme klasik kabus oldu bize.

Tutarlılık tutarlılık tutarlılık! Hayatta elde edebileceğiniz bütün başarıların ilk adımı tutarlılık. Biz o noktayı atladık, sürekli Ella Defne’nin artan yeme krizlerine fikir ararken ve içgüdüsel olarak neyin yanlış gittiğini bilirken atladığım noktadır aynı zamanda. Bir şarkı türkü seansına tanık olduğum sırada bir ampul yandı beynimde ve o gün kesin bazı sınırlar çizdim ev ahalisine.

Bu sınırlar aslında hepimize iyi geldi, çünkü herkesten benzer tavır gören kızım daha huzurlu olmaya, bizimle yemek konusunda olumlu iletişim kurmaya başladı. Hemen bir gün sonra değil tabi, şaşkınlık ve şok yaşadığı ilk 1-2 hafta sonra geldi ilk sinyaller. Doyduğu zaman kafayı çevirme, acıktığı zaman mutfağa emekleme, iletişimimiz ilerledikçe bize de birşeyler yedirmeyi deneme, füzyon mutfağı girişimleri, sofraya yardım etmeye döndü 1 yaş civarında.

1 yaş sonrası ise rüya gibi ilerledi, kendi isteğiyle çatal kaşık kullanmaya heves edip bir akşam eline geçirdiği kaşıkla döke saça bulgur pilavı yemeye başladı. Ertesi gün çatalı eline alıp oraya buraya batırmak suretiyle denemeleri hızlandırdı. Başarabildiğini keşfettiği anda bizim yardımımızı ciddi ölçüde reddetmeye ve ben yaparım sinyallerini yollamaya başladı. Sonra bir de baktım ki 15 ayında sofra hazırlanmasına yardım eden, ekmek taşıyan, mama sandalyesine kendi kendine çıkan bir bebeğim olmuş.

Tadım günlerini atlamamın acısını hala çekiyorum, çünkü düzenli tadım günü yapan bebeklerden farklı olarak Ella Defne ciddi anlamda sebze seçiyor. Daha belki 1 ay kadar önce ilk defa bezelye yedi kendi isteğiyle, ertesi hafta görüntüsünü benzettiği taze fasulyenin içini de ama tadım günlerinde tattırdığım sebzeler dışındakilere hala ve hala tepkili. Belki de bizim müdahale ettiğimiz zamanlar yüzünden yeni yiyeceklere karşı ön yargılı. Ama umut bitmez, eksilmez arada yolunu şaşırır birşey. Bizim için de öyle oldu, uzun zaman yemek istemediği eti bir gün kendi isteğiyle yemeye başladı şu anda bir et canavarı veya bir dönem yumurtanın beyazını, yoğurdu, peyniri sadece beyaz oldukları için bir hışım kafamıza atarken şimdi en azında yumurtanın beyazını severek yiyor. Onu da yine kendi isteğiyle yemeye karar verdi.

Ella Defne şu an 22 ayının içinde ve benim 16 aydır devam eden ek gıda ve yemek serüvenimizden çıkardığım hususlar şunlar: Bebeğinize güvenin, tutarlı olun, kararlı ve emin adımlarla ilerleyin, tadım günlerini atlamayın, onun tercihlerine saygı duyun. Ha bir de unutmadan hep gülümseyin, çünkü bu günler aklınızda hep kirli ama mutlu günler olarak kalacak!

Yazıyı paylaşmak için;
Yazıyı paylaşmak için;