BLW’me Dokunmayın

Blw yöntemini uygulamak kolay ama çevrenin buna ayak uydurması, anlaması zor. Aslında anlamamaları sorun değil, sadece saygı göstersinler yeter.
İzinsiz şekilde bebeğinin ağzına zararlı bir gıda sokulmayan çok az şanslı anne vardır. Ne yazık ki onlardan biri değilim.
Oğlum kaşla göz arasında ev yapımı poğaça ve alerjen etkisi olan çilekle tanıştı. O da yetmedi bir yakınım tarafından bir dakikalığına boş bıraktığım ilk anda hazır gıda kurabiye yedirildi.
Öncelikle o bir oyuncak değil. İstenilen zamanda, istenilen gıda yararlı bile olsa verilmez. Hele annesine sorulmadan! Yemek yemenin bir usulü, bir zamanı vardır. Her ortamda bebeklere gelişigüzel gıdalar verilmemeli. Bebek ya da çocuk yemeği nerede ve ne şekilde yemesi gerektiğini bilmeli. Bu gibi zamansız atıştırmalar diyetisyenlerin müşterisini arttırıyor. Yapılan açıklama çok şık;
− Canı çekti, boğazımdan geçmedi o öyle bakarken…
− Ne olduğunu bilmediği birşeyi canı çekemez değil mi? desem de tüm o kalabalık canilik yapıyormuşum gibi bana baktı. Hâlbuki oğlum onlar yerken onlara bakıp çiğnemeyi taklit etmeye, öğrenmeye çalışıyordu. O aylardaki tüm diğer bebekler gibi… Ama çoğu anne bu hareketi “bebeğim istedi” diye düşünüp “dayanamadım verdim” şeklinde açıklıyor. 🙂
Evet, ek gıdaya geçiş çoğu bebekler için sıkıntılı bir süreç, blw yöntemi ile bunu eğlenceli ve daha kolay hale getiriyoruz. Bebeğiniz yemek yerken siz de yemek yiyebiliyorsunuz. Mühürlü dudaklarla savaş yok! Oyun oynatarak “uçak geliyorrr!” deyip ağzının kenarından kaşığı sokmaya çalışmak da yok. Anneler farkında olmadan hem bebeklerine hem kendilerine zorluk çıkarıyorlar. Halbuki akışına bıraksalar her şey çok daha kolay olacak.
Her anne bebeği için en güzel şeyi yaptığını düşünür. Ve anneler yeni annelere akıl vermeye bayılır;

●Bebeklerime harika kahvaltılar hazırlardım, kavanozlarda ceviz ve badem tozlarım hazır olurdu. Peynir, pekmez, yumurta sarısı, tereyağı, cevizi anne sütü ya da çayla ıslatıp karıştırırdım. Sen de öyle yap.
● Ben gıdaları ayrı ayrı veriyorum, parmak boyutunda. Kendisi yiyor. Neyi yediğini biliyor, lezzetini alıyor. Bulamaç şeklinde başkası tarafından yedirilen yemekten bebek ne zevk alır ne de tat. Bebeğimize şifa niyetine ilaç vermiyoruz. Düzenli ve sağlıklı bir yeme alışkanlığı kazandırıp yeni tatları keşfetmesini sağlıyoruz. Bu şekilde istediği kadar yiyip ne zaman duracağına kendisi karar veriyor. Ayrıca motor kabiliyeti gelişiyor ve kendini şimdiden birey olarak görmeye başlıyor.
○Bebek boğulur öyle!
●Dik oturduğunda boğulma riski olmuyor.
○Eee hep mi katı gıda? Çorba, yoğurt içmiyor mu?
●İçiyor tabii, bardak ya da kase yardımıyla ya da kıtır ekmeği banarak, hatta kaşığa ben dolduruyorum o kaşığı tutup içebiliyor.
○Bebek doymaz öyle,
●Amaç bebeğin doyması değil zaten, 6 aylık bir bebeğin ana gıdası anne sütü ya da formül mamadır. Adı üstünde ek gıda bu. Yeni tatları öğrenip, yeme kabiliyetini geliştireceği bir süreç bu 🙂
○Bir yere gittiğinde ne olacak? Misafirlikte ortalığı batırması pek hoş karşılanmaz haliyle…
●Misafirlikte anne sütü ya da formül mama verilirse hiç problem olmaz. Sütten kesene kadar zaten yemeyi çoktan öğrenmiş olacak 🙂
Sanki yeniden doğuracak, bebek bakacaklar, bir dolu negatif soru yağmuruna tutuveriyorlar insanı. Yeniliği kabul etmek bazıları için çok zor. Kendi yaptığının en doğrusu olmadığının düşüncesi bile bazıları için tahammül edilemez bir durum.
“Ben yaptım oldu” mantığından sıyrılabilirsek çok daha iyi işler başarabiliriz.
Araştıran, öğrenmeye açık, pozitif düşünen, önce bebeğim diyen annelerin mekanı BLW çok yaşa!

Vildan Tandoğan Özdursun – 02.05.2015

Yazıyı paylaşmak için;