Hayaller
“Tosun gibi kuzucuğum annesini de hiç üzmezmiş, annesi gak dediğinde meme guk dediğinde meme verirmiş. Her gün 3 kere uzun uzun uyur, persentil aralıklarının en güzelinde büyürmüş. Benim canım kuzucuğum 6 ayına da gelmiş, ek gıdaya da başlayacakmış, annesi ona en taze sebzeleri, tam da onun yiyeceği kıvamda haşlamış önüne koymuş. Çünkü bebeği bir bireymiş, seçimlerine saygı duyarak büyütecekmiş, bu kuzucuk da annesini hiç üzmezmiş, her koyulan gıdayı avucuyla sıkışıtırır ağzına götürür, emer de emer, bir kere bile öğürmeden hepsini bitirirmiş. Annesi ona ne verse tertemiz yermiş, bir kere bile iki eli dışında bir yeri kirletmemiş, masası kalktığında ana sütü gibi ak pak tertemiz olurmuş. Yere atmak mı¿ Zinhar öyle şeyler yapmazmış, annesinin ıslak mendil hazırlamasını hakaretten sayar, burun bükermiş. Annesinin aldığı önlükler bandanalar hep kendinden küçük kardeşine saklanıvermiş…”

Hayatlar
Bebeğim 6 aylık oldu ama bu 6 ay nasıl oldu? Ne gecem var ne gündüzüm. Uyku desen uyku değil, meme desen vermesem ağlıyor verince kavga ediyor. Nerede o hayalini kurduğum sütünü içip uyuyan bebek¿ Ben emziriyorum o kusuyor, kusmasa altına yapıyor, hay maşallah öyle de bir yapıyor ki boydan batıyor. Çamaşır yıkamaktan bîhal oldum, bu nasıl iştir ya sular idaresiyle ya elektrik idaresiyle ortak çalışıyor bu bebe! Neyse ek gıdaya geçince işim kolaylaşır. Önlük aldım kolsuz, takarım önlüğü zaten haşlanmış sebze vereceğim ne kadar kirlenebilir ki! Kirlenirse de kirlensin kuzucuğum önlüğü attım mı makinaya bitti gitti. Sindirimi de normale döner diyorlar katı gıdayla, artık boydan değil de yarıdan aşağı bile yeter bana.

Hadi bakalım ilk ek gıdamız geliyooooor! …
Bu ne yaaa, kolsuz önlük nasıl işe yaramadı! Güya katı gıda verdim bir de, kulağının arkasından, göbeğinin içinden çıktı havuçlar. Bu nasıl yemek yemek? Ben en iyisi şu kollu önlüklerden deneyeyim bir de. Onlarda kendini böyle kirletemez.

Yavrucum bu nasıl yemektir, hangi insan evladı omzuna pancar bulaştırabilir bu önlükten¿ Ben giysem bir saatte omzumun yerini bulup çıkaramam bile! Astronot tipli önlük lazım sana, onlardan almıştı bir arkadaşım, dur bakayım nereden almış. Olsun senin için her şeye değer!…

Hayır, ağzı daracık bir bardakta hepi topu yarım çay bardağı yoğurt verdim gören yoğurt teknesine düştü sanır! Evladım inan ben senin annenim, evin tam zamanlı temizlik personeli değilim. Azıcık acı, her ek gıdada banyo mu yapılır? !?!?!
Sevgili ebeveyn yukarıda gördüğün iki sahne de içimizden. Her ikisi de olağan. Hatta ikincisi daha olağan. Yaşadığın ikinciye daha yakınsa sakın ola ki endişelenme. İnan ek gıdaya başlayan bebeklerin aileleri çoğunlukla seninle aynı beklentilerle başlayıp aynı hüsranı yaşıyor. Ancak bunu da sakın bir yenilgi olarak sayıp yolundan dönme. Çünkü birincinin gerçek olması, bebeğinin önüne koyulanı tertemiz ya da az kirli yemesi hayal değil, sadece yemekte ustalaşmakta zamana ihtiyacı var. Daha yolun başında(sınız). Bu yolu başarıyla atlatabilmenin yolu sabır ve tutarlılıktan geçiyor. Temizlik elbette ki önemli ama bunu bebeğini sürekli yemek sırasında rahatsız ederek, elini ağzını silerek sağlayamazsın. Bu onu huzursuz ve takıntılı bir birey haline getirebilir. Aynı zamanda her yanını kapladığın önlükler de bir işe yaramaz, çünkü bu kez de hareket alanı kısıtlandığı için yemeğe yeterince odaklanamayacaktır. Bunun yerine ikisinin ortasını sağlamayı dene. Gözden çıkarabileceğin ev kıyafetleri, kolay yıkanabilen hafif bir mama sandalyesi, geniş bir yer bezi, eğer bebekliğinden beri takmaya alışıksa bir bere her şeye yeter. Unutma “Fırsat verirsen yapabilir”

Kevser Şimşek YILMAZ

Yorum bırak

Mail adresin paylaşılmayacak