Çiriş bitkisinin yaprakları pırasa yaprağına benzemektedir; ancak pırasaya nazaran oldukça küçüktür ve çoğu yörede ‘‘yabani pırasa, güllük, yeling otu ve sarı zambak’’ olarak adlandırılır. Nisan-Mayıs-Haziran tarihlerinde tezgahlarda yerini alan bu bitkinin faydaları saymakla bitmiyor.

İçerik
Bitkinin yapraklarında %86-92 su, %1.14-1.27 protein ve %0.8-1.1 kül içerdiği, K, P, Ca ve Mg, Zn bakımından zengin olduğu; bir yetişkinin günlük K, P, Ca, Zn ve Mg ihtiyaçlarını karşılayabileceği ve antioksidan kapasitesinin yüksek olduğu belirtilmiştir. Ayrıca çiriş otu A, C, B1, B2, B3, B6 ve B9 vitaminlerini de içermektedir.

Faydaları

  • C vitamini açısından zengin olduğu için bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu hastalıklardan koruyor.
  • İdrar yolu enfeksiyonlarının daha hızlı bir şekilde geçmesine yardım ediyor.
  • Çiriş otunun suyu sivilce ve egzama gibi cilt sorunlarının iyileşme sürecine katkı sağlıyor.
  • Yine içindeki vitaminler sayesinde çiriş otu, saç dökülmelerini azaltıyor, saç köklerinin daha güçlü olmasına destek oluyor.
  • Saçkıran gibi daha ciddi saç sorunlarının da iyileşmesinde önemli rol oynadığı biliniyor.
  • Emziren kadınların sütlerinin artmasına yardımcı oluyor.

Kullanımı

Alerjik yapma riski az olan sebzelerdendir. Tadım günleri sonrasında kavurma olarak, haşlanarak, omlet içerisinde,çorba olarak sunulabilir. Çirişten yapılan ve en popüler yemekler çirişli pilav ve çirişli yumurtalı kavurmadır. Bunun yanında çirişin yaprakları henüz tazeyken de yenilebilmektedir. Ayrıca çirişten çorba ve birçok yemek de yapılabilmektedir. Haşlandıktan sonra yumurta ile kavrulması ya da peynirle de karıştırılarak yufka ekmek içinde yenilmesi gibi.

Kaynak:
Meryem BADAYMAN, Ekin DİNÇEL, Ayla ÜNVER ALÇAY, Çiriş Otu ve Türk Mutfağında Kullanımı,
İstanbul Aydın Üniversitesi, Anadolu Bil Meslek Yüksek Okulu, Gıda Teknolojisi Programı -2018

Yorum bırak

Mail adresin paylaşılmayacak