Uzm. Dr. Serap REYHANİOĞLU ARIKAN


Kategori Belirtilmemiş
26.04.2018

Genel olarak bebeğin/çocuğun temel ihtiyaçları konusunda kontrol sahibi olmasından yanayım, bedeninin ihtiyacını bildiği konusunda ona güveniyorum, yani kimsenin bana kızımın yemesi gerekenler ve yemesi gereken miktar hakkında bir tablo önermesine izin veremem. Çünkü ben de bilemem, bebeğim hangi gıdadan yemeye ihtiyaç duyduğunu ve ne kadarına ihtiyaç duyduğunu biliyor, ayrıca anne sütü ile de vitamin ve mineral ihtiyacını tamamlıyor. Ben kendi beslenmeme de dikkat ediyorum, anne sütünün içeriğinin zengin olmaya devam etmesi için kendi beslenmemin de dengeli olmasını sağlamaya çalışıyorum. Kızım da zaman içinde yediği  katı gıda miktarını arttırdı, ailenin yemek saatlerine daha uygun saatlerde acıkmaya başladı. Yani ailenin yemek ritüeline gittikçe daha çok dahil oluyor.

 

  1. Neden klasik değil blw ile ek gıdaya geçiş?

Bu soruya verecek birçok cevabım var.

Çünkü doğumdan itibaren zaten bebeğimin önderliğinde, her istediğinde ve istediği kadar 7/24 aşkla emzirdim.  ‘Natural   weaning’  yani çocuğun ihtiyaç kalmayınca kendi kendine sütten kesilmesinin bebeğin doğasına en uygun yaklaşım olduğuna inanıyorum. O yüzden benim için bebek önderliğinde bir beslenme süreci, öncelikle savunucusu olduğum koşulsuz, doğal ebeveynlik (attachment parenting) yaklaşımının da kapsamındaydı. Bebeğimin acıktığında - yani  istediği zaman-  ve istediği kadar yemesine ve yemek istediği gıdaları kendisinin seçmesine rehberlik etmek istedim. İstediği sıklıkta emdi ve ek gıdaya geçiş hızını kendisi belirledi. Ben evimizde sağlıklı gıdalar bulundurmaya, aile yemeklerinin keyifli geçmesini sağlamaya , yemekten aldığım zevki paylaşmaya çalıştım, gerisini ona bıraktım. Şu anda 2 yaşında, tamamen kendi başına yemek yiyor. Oyun ve yemek onun için farklı şeyler değil, baştan beri yemekle oynadı ve tanıdı, istediği kadar yedi, hala biraz yemek yer, yemekle karışımlar yapar ve değişik şeyler dener, denediklerini bazen yer, bazen de sadece oynar. Bazı günler veya öğünler daha çok yer daha az oynar, yani yemek ortamı onun için gergin ve katı bir ortam değil, ben yemeğimi yerim o da o sırada sofradan talep ettiği yemeklerden istediği kadarını  tabağına alır ve ondan sonra o yemekle ne yapacağı tamamen onun kararıdır.

Yemekle veya gıdayla ilişkisi dünyayla ilişkisinden farklı değil; gıdalar onun için tüm duyuları ile tanıyarak öğrendiği keşif materyalleri aynı zamanda. Dokunarak, hangi  sesleri çıkardığına bakarak, tadına bakarak, yüzeylere sürerek, karışımlar yaparak, renginden bahsederek, yüzey özelliklerinden bahsederek, kokusunu keşfederek, gıdanın pişirme öncesi her aşamasını kendisi de gözlemleyip öğrenerek bir ilişki geliştiriyor yemek/gıdalar ile ilgili. Eve girince sarımsak kokusunu alıyor mesela. Ya da soğanı kendisi soyup doğramaya çalışırken gözlerindeki yanmayı soruyor. Kuru fasülyeyi ıslak iken tadıyor ve piştikten sonra tekrar tadına bakıyor. Çorbaların içeriklerini biliyor ve sayıyor, oyunlarında hayali karışımlardan yemek yapıyor. Bunlar tamamen kendisinin gıdalar ile geliştirdiği ilişkinin sonuçları, yemek yemeği hiçbir zaman karın doyurmak için yapılan mekanik hareketler olarak görmedim, blw bu bakış açıma uygun bir rehberlik süreci, bebeğinizin yemekle ilişkisinde kontrol sahibi olmasını sağlayarak ona öğrenme ve keşfetme özgürlüğü de sunmuş oluyorsunuz.

Genel olarak bebeğin/çocuğun temel ihtiyaçları konusunda kontrol sahibi olmasından yanayım, bedeninin ihtiyacını bildiği konusunda ona güveniyorum, yani kimsenin bana kızımın yemesi gerekenler ve yemesi gereken miktar hakkında bir tablo önermesine izin veremem. Çünkü ben de bilemem, bebeğim hangi gıdadan yemeye ihtiyaç duyduğunu ve ne kadarına ihtiyaç duyduğunu biliyor, ayrıca anne sütü ile de vitamin ve mineral ihtiyacını tamamlıyor. Ben kendi beslenmeme de dikkat ediyorum, anne sütünün içeriğinin zengin olmaya devam etmesi için kendi beslenmemin de dengeli olmasını sağlamaya çalışıyorum. Kızım da zaman içinde yediği  katı gıda miktarını arttırdı, ailenin yemek saatlerine daha uygun saatlerde acıkmaya başladı. Yani ailenin yemek ritüeline gittikçe daha çok dahil oluyor.

Kızımın çoklu gıda alerjisi vardı, ilk bir yıl 6 gıdaya alerjisi vardı, o yüzden 3 gün kuralı bizim için 5-7 gün kuralı gibi de olmuştu, yeni gıdayı çiğ olarak ya da uygun kıvamda pişirip, eliyle tutabileceği şekillerde ya da 1 yaşına doğru kaşık kullanmaya başladıktan sonra da kaşıkla yenebilecek şekilde   önüne koyuyordum, o da tanıma süreci içinde tadına bakıyor , oynuyor ve ben de günler içinde alerji semptomlarını takip ediyordum. Blw bu açıdan da bana uygun bir yaklaşım oldu. Zaten gıdaları karışımlardan önce kendi özgün tadları ile öğrenmesi için tek tek vermeyi planlıyordum bebeğim olmadan önce de;  dokuz eylül  tıp fakültesinde iken sağlam çocuk izlemi eğitimlerim sırasında sevgili sosyal pediatri hocamın kazandırdığı bir vizyon idi bu; ‘çocuğun tüm gıdaları özgün tadları ve dokuları ile öğrenebilmesi için zaman ve fırsat verin’ diye anlatırdı. ‘Mesele sadece uygun kalori almak değil, ömür boyu sürecek bir sağlıklı yemek alışkanlığı da kazandırmaya çalışıyoruz, o yüzden mutfak kültürünüzü ve yemekler sırasında ailenin beraber olmasından doğan keyfi de yani yemek yemenin sosyal yönünü de ilk baştan itibaren edindirecek şekilde davranın’ derdi. Anne sütü (veya mama) de bir yandan devam ettiği için,  çocuğu miktar konusunda zorlamaya gerek olmadığını biliyordum.

Ben  çok çocuklu bir aileden gelen kırsalda yetişmiş birisi  olarak,  ek gıda sürecinde tüm aileden farklı şekilde değil de;  sürecin içinde kademe kademe yemek yemeyi öğrenmiş bir insanım. Bir iki kuşak önceki ek gıdaya geçiş süreçlerini araştırdığınızda yine blw ile karşılaşıyorsunuz.  İlgi alanım  olduğu için her fırsatta yaşlı insanlara çocuklarına ek gıda vermeye başlama şekillerini sorarım, kırsal bölgede yaşayanlardan dinlediklerim hep  blw’ye uygun şekilde geçtikleri yönünde.  Bebekler aile sofrasına emeklemeye başladıklarında veya yemeğe ilgi gösterdiklerinde ellerine tutup kemirmeleri veya tadına bakmaları için parça şeklinde gıdalar veriliyormuş; bir anneanne demişti ki, ‘ben hiçbir çocuğuma yemek yemeyi öğretmedim, kendileri emekleyip/yürüyüp sofraya gelip oturdular ve tabaklarımızdan istedikleri kadar yediler ‘. Modern veya kentli ek gıda yaklaşımı; bebeğin annenin karar verdiği zamanda ve annenin hazırladığı püreleri,  annenin karar verdiği miktarda yedirdiği,  bebeğin yemeğe ve çatal/kaşığa dokunmadığı steril ve mekanik ek gıdaya geçiş süreci, birçok sebebin yanında bebeğin/çocuğun süreçte pasif olması nedeniyle  bana hep soğuk gelirdi , bebeğin anne sütü (veya mama) ile birlikte yavaş yavaş yemek yemeyi öğreneceğini, aceleye gerek olmadığını düşünüyordum. Bir insanı yemek yemesi için zorlamak veya onun yerine yemek saatleri ve yemek miktarına karar vermek nasıl desem, insan hakları veya çocuk haklarına aykırı geliyordu hep, o yüzden de blw… Çünkü onun bedeni onun kararı…

 

  1. Blw ile ek gıdaya geçmek isteyenler neye dikkat etmeliler?

Sadece BLW yöntemi ile değil, yöntemden bağımsız olarak bebeği ek gıdaya geçecek tüm annelerin aslında temel ilk yardım eğitimi almasını öneririm, çok nadir bir durum ama yine de evde bebek ile yalnız iken gıda aspirasyonu sırasında temel ilk yardım manevraları birçok olayda hastane ortamına gerek kalmadan bebeği/çocuğu kurtarabilir.

Yine yöntemden bağımsız olarak,  aspirasyon riskini azaltmak üzere  bebeğinizi ek gıda ile  beslerken veya kendisi beslenirken dik şekilde oturur pozisyonda olmasını öneririm. Hafif genzine kaçma veya öksürme gibi durumlarda da hemen öne doğru hafifçe eğerek çocuğun boğazına doğru gelen gıdayı yer çekimi etkisi ile tekrar dilinin üstüne getirmesine yardımcı olabilirsiniz.

4 yaşından önce kuru yemişlerin tane olarak verilmesinin aspirasyon riski doğurduğunu bilmekte fayda var.

BLW ile ek gıdaya geçerken bazı sert çiğ sebzeleri elle tutacağı şekle sokmanın yanında,  buharda bir miktar pişirmeyi öneririm.

Yine yöntemden bağımsız olarak bebek önderliğinde emzirmeye devam etmeyi ve  bebeğin emme isteklerini  daha çok ek gıda alır umuduyla reddetmemeyi öneririm. Çünkü bebeğinizin emme sıklığı süt rezervinizi etkiler, bebeği daha çok beslenir umuduyla ek gıdaya doğru manipüle etmek amacıyla daha seyrek emmeye zorladığınızda, ek gıda olarak verdiğiniz gıdayı beğenmediği veya o sırada sunulan gıdaya ihtiyaç duymadığı durumlarda tüketmediğinde, süt rezervinizi bebek henüz hazır olmadan azaltmış olma ihtimali doğuyor.  Çocukların ; ‘süt azalırsa/ seyrek emerse/ sütten kesilirse  birden bire iştahının açılıp da  çok yemek yemeye başlayacağı’ şehir efsanesi yüzünden bebeğini sütten erkenden kesip pişman olmuş yüzlerce anne tanıdım klinik pratiğimde. Bebeğinizin her zaman ‘sadece’ ihtiyacı kadar yemek yiyeceğini ve belki de hiçbir zaman ‘sizin istediğiniz kadar’ yemek yemeyeceğini ve sağlıklı olanın da bu olduğunu yöntemden bağımsız olarak hatırlatmak isterim. O yüzden çocuğu buna manipüle etmek amacıyla sütten kesmemenizi öneririm.

Yine yöntemden bağımsız olarak, ek gıdaya geçerken ebeveyn olarak hissettiğiniz zorlanmaların kendi ek gıda ve bebeklik süreçlerinizin yansıması olma ihtimalini göz önünde bulundurmanızı, bebeğinizin/ çocuğunuzun yemek saatleri/iştahı/yemek miktarı ailenizin bir sorunu haline geldiğinde muhakkak bireysel psikoterapi desteği almayı da düşünmenizi öneririm. Zira blw sizin çocukluk travmalarınızı ve yaralarınızı tek başına iyileştiremez maalesef, çocuğu beslenme konusunda özgür bırakabilmenin önündeki kendi engelleriniz ile ilgili farkındalık ve dönüştürücü çözümlere ihtiyaç duyabilirsiniz.

  1. BLW Türkiye platformunu nasıl buluyorsunuz?

Öncelikle ülkemin bebekleri/çocukları için yaptıklarınız için çok teşekkür ederim. Yukarıda da yazdığım gibi;   blw sadece bir beslenme yöntemi olmanın ötesinde anlamlar taşıyor benim için, bu perspektiften bakıldığında ülkemde yetişecek çocukların bedenleri ve hayatları üzerinde kontrol sahibi olduğu,  aşkla ve saygıyla beslendiği ve kendilerine duyulan bu  saygıyı modelleyerek böyle şefkatli ve saygılı insanlara dönüşmeleri  konusundaki desteğiniz benim için çok anlamlı.

Büyük aileler içinde yaşamadığımız, çekirdek aileler olarak bebeklerimizi büyütmeye çalıştığımız bir sosyal yapı içinde yaşıyoruz, bunun getirdiği izolasyon ve deneyim/ bilgi eksikliğini sizin kurduğunuz sosyal platform gideriyor. Anneler orada sıkıntılarını paylaşıyor, deneyimlerini aktarıyor ve üst kuşaklardan bize aktarılmayan   deneyim ve bilgi havuzunu akran anneler arasında tekrar oluşturmuş oluyorsunuz.  Sosyal destek ve dayanışmanın anneliğe veya ebeveynliğe geçiş veya dönüşme sürecinde hayati önemi olduğunu düşünüyorum çünkü  çoğumuz kendimiz bebek sahibi olana kadar bir bebekle en fazla birkaç saat beraber bulunduğumuz hayatlardan geliyoruz. Bir bebeğin ay ay büyümesi, gelişim basamakları , yaşanabilecek sıkıntılar ve olası çözümler konusunda bilgi sahibi olmadan anne veya baba oluyoruz. Blw türkiye platformu bu alanlardaki açıkları gideriyor, ben de grubunuza üye 107 000 kişiden biri olarak bana ve bebeğime kattıklarınız için teşekkür ederim.


Doktor Adı: Serap Reyhanioğlu Arıkan
Uzmanlık:  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

0 Yorum

İlk yorum yapan siz olun.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap