İnek Sütüne Alternatif Vegan Süt Çeşitleri


Kategori Belirtilmemiş
13.09.2018

İnek sütünün kalsiyum içeriği yüksek evet, yıllardır zaten süt içmemiz gerektiğini buna dayanarak söylediler. Ancak, vücudumuzda kalsiyum emiliminin olması için kalsiyumun yarısı miktarında fosfor içeriğinin mevcudiyeti gerekiyor. Mesela, anne sütünde bu oran böyle, yeşil yapraklı sebzelerde de bu oranın olduğundan bahsediyorlar; fosforun 2 katı kadar kalsiyum içeriyor bu gıdalar. Ancak inek sütündeki fosfor oranı kalsiyuma neredeyse eşit, oran 1 olduğu için vücudumuzda kalsiyumun emilimi pek mümkün olmuyor. Yani, kemik sağlığı, diş sağlığı vs. dayanak noktası bir anda çürümüş oldu. Zaten inek sütü içmenin kemik erimesini azaltmadığı yönünde bir çok çalışma mevcut, hatta yeni çalışmalarda kemik erimesi riskini artırdığı bile ortaya koyulmuş...

 

Yıllardır sağlıklı olmanın temeli gibi lanse edilen inek sütünde bile geldik yol ayrımına...İnek sütü yararlı mı, zararlı mı? Buyur buradan yak...

Yani yıllar boyunca kemik gelişimi, sağlıklı yaşam, boy uzaması vs. vs. bir sürü sebepten inek sütü içtik biz. Özellikle çocukluk döneminde, koca bardaklarda o sütü içmek şarttı, olmazsa olmazdı öyle değil mi? Hatta hâlâ okullarda bakanlık ücretsiz olarak süt dağıtımı yapıyor, hem de UHT süt (!) Yararından çok zararı var ya neyse...

Ben kendimi bildim bileli hiç sevmemişimdir sütü, hiç sade haliyle de içemedim zaten. Bu sefer içine şu şekerli Nesquik tozlarından koyarak içirirdi annem, çünkü süt içmemin tek yolu buydu, kokusunu almamam lazımdı...Bir de içinde ne olduğu belli olmayan bir hazır gıda ile içtim hep sütü...

 

Gelin görün ki, artık inek sütüyle ilgili daha önce yapılmamış olduğu söylenen (!) birçok araştırma yapılıyor. Artık bu araştırmalar teknoloji geliştikçe mi yapılır oldu yoksa süt endüstrisi ile ilgili birtakım oyunlar mı var onu bilemiyoruz😕 

 

Lakin araştırma sonuçları da birçok kaynakta aynı şeylerden bahsediyor. Ben de araştırdıklarımı buraya aktarmak istedim. Artık ne yiyeceğimizi, kime inanacağımızı şaşırmış durumdayız evet ama umarım bu sizler için de faydalanabileceğiniz güzel bir özet olur. 

İnek sütünün kalsiyum içeriği yüksek evet, yıllardır zaten süt içmemiz gerektiğini buna dayanarak söylediler. Ancak, vücudumuzda kalsiyum emiliminin olması için kalsiyumun yarısı miktarında fosfor içeriğinin mevcudiyeti gerekiyor. Mesela, anne sütünde bu oran böyle, yeşil yapraklı sebzelerde de bu oranın olduğundan bahsediyorlar; fosforun 2 katı kadar kalsiyum içeriyor bu gıdalar. Ancak inek sütündeki fosfor oranı kalsiyuma neredeyse eşit, oran 1 olduğu için vücudumuzda kalsiyumun emilimi pek mümkün olmuyor. Yani, kemik sağlığı, diş sağlığı vs. dayanak noktası bir anda çürümüş oldu 😱 Zaten inek sütü içmenin kemik erimesini azaltmadığı yönünde bir çok çalışma mevcut, hatta yeni çalışmalarda kemik erimesi riskini artırdığı bile ortaya koyulmuş...😯

*(bu çalışmaları kaynakları ile birlikte topyan bir site buldum epey araştırdıktan sonra, ilgilileri için aşağıya linkini koyuyorum, tam 5 araştırmayı kaynaklarını vererek anlatmışlar)

 

Bebekler için 1 yaşına kadar zaten inek sütü yasaktır, hatta yeni çalışmalarla bu süreyi 2 yaşına çektiler. Sebebi hem kalsiyum emiliminin az oluşu, hem demir emilimini azaltıyor oluşu, hem laktoz içeriğinden dolayı gaz sıkıntısına yol açması ama asıl önemli sebebi, bebeklik döneminde içilen inek sütünün ilerleyen yaşlarda alerjik sorunlara sebebiyet verdiği...

Buyrun efendim, alerji yine karşımızda...

Çağın hastalığı, günümüzde 4 kişiden birinde görüldüğü söylenen alerji...Ama bence o oran hastaneye çoğu kişinin gitmemesinden kaynaklı bu kadar az biliniyor. Kimle konuştuysam muhakkak birşeye alerjik tepki veriyor, lakin çözümü kendi kendine arayan çok fazla olduğu için hastaneye giden de çok yok. Yani bence bu oran söylendiğinden çok fazla...

Alerjik hastalıkların elbette tek sorumlusu inek sütü içmemiz değil, hayatımıza günden güne daha fazla soktuğumuz paketli gıdalar, kimyasal temizleyiciler, kozmetikler, parfümler, yani sentetik olan doğal olarak üretilmeyen herşey alerjiye sebep oluyor zaten. 

Ama bir de doğallığına güvendiğimiz inek sütü var, bu da alerjik hastalıklara davetiye çıkarıyormuş söylenenlere göre...

Laktoz intoleransı da inek sütü içmenin problemlerinden birisi. Hayvansal süt içtikten yarım saat-2 saat arası sürede ortaya çıkan ishal veya gaz/şişkinlik intolerans olduğunu gösteriyor. 

Genellikle Asya'da görülen bir durum, Avrupa'da insanların laktoza karşı belirgin bir hassasiyeti yok. Ancak Asya'da ciddi anlamda sıkıntı yaşadıkları için laktozsuz sütler piyasaya sürülene kadar Asya Ülkelerinde süt satışı yapılmıyordu, o derece talep yoktu. Şu an içtikleri de zavallıların laktozu alınmış UHT sütler, hiç içmeseler daha iyi gerçi ama neyse...Farkında olsun, olmasın çoğu Türk de laktoz intoleransından muzdarip. 

 

Bir de ineklere verilen antibiyotikler var. Yapılan çalışmalara göre Türkiye antibiyotik kullanımında dünyada ilk üç ülke içinde ve vücudumuza aldığımız antibiyotiğin %80'i hayvansal gıdalardan geliyor...Bu çok ciddi bir sıkıntı... Biz eti seven bir milletiz, atalarımızdan geliyor, eti, yoğurdu, peyniri seviyoruz. Bizim kimliğimizde bu var. Gelin görün ki, endüstri biraz daha kâr yapsın diye, inekler daha çok süt üretsin diye, daha şişko, yağlı olsunlar diye türlü türlü ilaç ve antibiyotiğe maruz kalıyorlar. Düşünün, anne emziriyorsa eğer herhangi bir ilaç almaz öyle değil mi? Çok zorda kalırsa antibiyotik kullanacaksa çocuğunu emzirmez...Bu böyledir...E haliyle, antibiyotik alan ineğin de sütünün sağılıp atılması gerekir. Ne buzağıya verilmeli ne de satışa sunulmalıdır. Peki, bu işin böyle yapıldığından emin olabilir miyiz? Türkiye'de hayvanlara kontrolsüzce antibiyotik verilirken, sağılan litrelerce sütün atılacağını kim söyleyebilir? E sütü attılar diyelim, etlerini yemek de ayrı bir sıkıntı...

Ben böyle şeyleri okuyup araştırdıkça her şeyden uzaklaşasım, her şeyi bırakıp bir köye yerleşip kendimi meraya otlağa veresim geliyor...Öbür türlü yediğimiz her şeye şüpheyle yaklaşıyorum, sürekli kafamda bir soru işareti...Yani aç kalsak daha sağlıklı olacakmışız gibi hissediyorum...

Sizce de öyle değil mi? Sonumuz nereye gider, bu kontrolsüz çılgınlık nerede durur hiç bilmiyorum. Ama şu var, sütte  eğer antibiyotik varsa yoğurt ve peynir yapımında sıkıntı yaratacağı, fermente süresini uzatacağı veya kalitesini düşüreceği söyleniyor. Yani sütü yoğurt ve peynir şeklinde tüketmek bu açıdan daha mantıklı. 

Aynı şekilde diğer tüm sebeplerden dolayı da sütün en iyi kullanım alanı fermente halidir. Yani yoğurt, kefir ve peynir olarak tüketildiği takdirde süt içindeki yararlı içerikleri almış oluyoruz. Ancak bu bilgiler ışığında süt olarak içilmesi, muhallebilerde ve mamalarda kullanılması pek sağlıklı görünmüyor. 

Bu sebeple inek sütüne alternatifler bulunmaya başlamıştır.

 👉 Badem sütü,

 👉 Soya sütü,

 👉 Hindistan cevizi sütü,

 👉 Pirinç sütü,

 👉 Yulaf sütü,

 👉 Susam sütü,
  vegan beslenenler tarafından da çokça tercih edilmektedir. 

Ben Hindistan cevizi sütü ve badem sütünü fırsat buldukça evde yapıp kullanıyorum. Her alternatif sütün kendilerine göre artı ve eksileri var. İçerik olarak, direkt inek sütü/keçi sütü/manda sütünün yerine geçer diyemeyiz. Ama süt olarak içmek gerektiğinde ve tatlılarda vs. bu alternatifleri dönüşümlü olarak kullanmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Sadece bir alternatif süte yönelmek de bazı başka vitamin/minerallerden uzak kalmanıza sebep olacaktır. Burada anlatacağım süt çeşitlerinin tümü şeker eklenmemiş olan sütler için geçerlidir, hazır paketteki sütleri alırken etiket okumaya özen gösteriniz. 

Badem Sütü; inek sütü de dahil tüm süt çeşitleri arasında en az kaloriye sahip olan süttür. Ayrıca çok fazla lif içerdiği için sindirim sisteminin düzenlenmesine yardımcıdır. Bu sebeplerle diyet yapanlar tarafından da çokça tercih edilmektedir. Kalsiyum oranı yüksek, ayrıca B12,B2 ve D vitaminlerini de içeriyor. 

Soya Sütü; inek sütüne içerik olarak en çok benzeyen vegan süt. Şekerin yağa dönüşmesini engellediği de belirtliyor. Lakin soyaların çoğu GDO'lu olduğu için ben kulllanmayı tercih etmedim. 

Hindistan Cevizi Sütü; Yüksek oranda protein içeriyor olsa da yağ içeriği de çok yüksek, bol kalorili. Bu sebeple sürekli tüketilen bir alternatif olmamalı. 

Pirinç Sütü; Hafif tatlı bir tadı olan, alejik özelliği çok düşük olan süt alternatifi. Ancak nişasta içeriğinden ötürü karbonhidrat içeriği yüksek. Sürekli kullanılmaması daha uygun. 

Yulaf Sütü; yüksek lif içeriğiyle ön plana çıkıyor. Bu sayede sindirim sistemini düzenleyerek kilo vermeye de yardımcı olur. 

Susam Sütü; çiğ susam protein, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve mineraller açısından çok zengindir. Yaşlanmaya karşı antiokdisan etkisi olmakla birlikte vücuda enerji verir. İçerdiği kalsiyum oranı çok yüksek olduğu için ( bir büyük bardak susam sütü günlük kalsiyum ihtiyacınızı karşılamaya yeter) inek sütüne iyi bir alternatiftir. Alerjik tepkiniz yoksa rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Görüldüğü gibi inek sütü yerine kullanılabilecek farklı alternatifler mevcut. Kek gibi tariflerde ise doğrudan kefir ve sulu yoğurt kullanmak mümkün. Pişirildiğinde probiyotik özellikleri biraz azalıyor olsa da inek sütü kullanmaya tercih ediyorum ben. 

                                                                                                                                                                              Kimya Mühendisi Nida ŞAHİN

 

*http://www.klasikyoga.com/forum/index.php?topic=6118.0 

 

0 Yorum

İlk yorum yapan siz olun.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap