BLW Füzyon Mutfağı-Tariflerde Yaratıcılık


25.09.2018

Bir bebeğin iletişim açısından en zor ama bakım detayları bakımından en kolay dönemi ilk altı aydır. Emzir, gazını çıkar, altını temiz tut, uyut nokta. Sonraki 1-1,5 ay nispeten zordur, ama yine de tekli tadım yapıyor ve elinizin altında bir tadım listesi tutuyorsanız görece işiniz kolaylaşır.

Bir bebeğin iletişim açısından en zor ama bakım detayları bakımından en kolay dönemi ilk altı aydır. Emzir, gazını çıkar, altını temiz tut, uyut nokta. Sonraki 1-1,5 ay nispeten zordur, ama yine de tekli tadım yapıyor ve elinizin altında bir tadım listesi tutuyorsanız görece işiniz kolaylaşır. İşin en zoru 7,5-12 aylar arasıdır. Kendi yemeklerimizi tatlandırdığımız birçok besin bu aralıkta ya yasaktır ya da kademeli ve az geçişe ihtiyaç duyuyordur. Bir de üstüne annelerin yeni yemek, farklı yemek arayışı işin içine girince evimiz Master Chef mutfağına, mutfağımız füzyon denemelerine açık hale gelir.

Şimdi öncelikle bir hususta uyarmak istiyoruz: Kendi yemeyeceğiniz karışımları bebeğinize yaratmaya kalkmayın. İçine onyüzbinmilyon sebzeli-faydalı çorbalar bebeğinizin sadece midesini dolduracaktır, ancak onun damak tadına ya da beslenme kültürüne hiçbir katkısı olmayacaktır. Bu minik uyarımızı da yaptığımıza göre gelin nasıl tarif yaratacağımızı konuşalım.

Yemek kültürümüzün bazı temel tariflerini biliyorsanız yolu yarılamışsınız demektir. Örneğin omlet yapmayı biliyorsanız içine istediğiniz sebzeyi koyarak omletinizi çeşitlendirebilirsiniz. İçine ekmek doğrar ya da biraz un karıştırırsanız daha doyurucu bir krep haline getirirsiniz. Eğer daha fazla malzemeyle fırına verirseniz sebzeli kek elde edersiniz, tavada yaparsanız tava ekmeğiniz olmuş olur.

Aynısını köfteye de uygulayabilirsiniz. Biraz kıyma, soğan, sarımsak, ekmek içi, yumurta (alerjisi olmayanlar için, olanlar koymasa da olur), biraz toz baharat (9 ay üstüne) karıştırırsa klasik bebek köftesi tarifine ulaşırlar. Artık geri kalanında atış serbest, ayına göre istediğiniz sebzeyle çeşitlendirebilir dilediğiniz sebze köftesine ulaşabilirsiniz. Bebeğiniz süt ürünleri tüketmiyorsa dövülmüş badem kullanabilirsiniz kalsiyumdan zenginleştirmek için.

Çorba zaten kültürümüzün baş tacı, eğer siz de her akşam çorbasız sofraya oturamayanlardansanız bebek tarhanası, mercimek çorbası, ezogelin, yayla gibi klasik çorbalarımızı yapabilir; bebeğinizin ayına uygun yiyeceklerle çeşitlendirebilirsiniz. Eğer bebeğiniz çorba yemiyor ve siz sıvı gıda alımından endişeleniyorsanız ki bence endişelenmemelisiniz, çözüm basit: hafif sulu sebze yemekleri. Sebzelerini iri doğradığınız ve dağılmayacak kadar pişirdiğiniz yemekleri hafif, ama gerçekten hafif sulu olarak sunabilirsiniz. Ayına göre eliyle, kaşıkla ya da çatalla dalabileceğini göz önünde bulundurarak su miktarını ayarlayabilirsiniz. Ancak çok sulu olmasa da sebze pişerken su çekeceği ve tutacağı için tabağın dibindeki su bile yeterli sayılır. İstediğiniz ayına uygun sebzeyi kıymaları iri toplar halinde hazırlayarak kıymalı sebzeye dönüştürebilir ya da sotelik etlerle birleştirip et yemeği haline getirebilirsiniz.

Bebeklerinizin damak tadından ve hoşlanmama ihtimalinden endişelendiğinizi ya da çevreniz tarafından endişelendirildiğinizi biliyoruz, ancak uyarmakta fayda var ki bebeklerimizin damak tadı bizimki gibi yerleşmiş değil. Verdiğiniz yemeğin tadı o gün farklı gelmiş ve yüzünü buruşturmuş olabilir. O günkü ruh haline göre yemek istememiş olabilir. Bu şu anlama gelmesin “Çocuk haklı, biz de tatsız tuzsuz salçasız yemek yemeyiz. Haydi ona da bizim yemeğimizden tattıralım” Yemeklerin asıl tatlandırıcısı tuz değil baharattır, soğandır, sarımsaktır. Soğanı ve sarımsağı biraz suyla haşlayarak yumuşattıktan sonra sebzelerinizi onlarla birlikte soteleyebilir, üstüne azıcık daha su ekleyip kaynadıktan sonra ocaktan alabilirsiniz. Yemeklerine reyhan, fesleğen, nane, biberiye gibi değişik bitkileri aroma vermesi için koyup sonra yemeden önce çıkarabilirsiniz. Bunlar da yemeklerin tadının değişmesini ve ilgi çekici hale gelmesini sağlayacaktır.

Peki tatlılarda ne yapalım? Meyve kullanalım. Hurma, kuru üzüm, incir, kayısı, elma, armut, muz hem şeker oranı yüksek hem de özellikle bağlayıcılığı yoğun meyvelerdendir. Bunlardan bir ya da birkaçını kurabiyenizin ya da kekinizin hammaddesi haline getirip ilave şekere ihtiyaç duymadan bebeğinize yetecek tadı yakalayabilirsiniz. Kakao için keçiboynuzu tozu, katı yağ yerine Hindistan cevizi yağı elinizdeki malzemeyi oldukça sağlıklı hale getirecektir. Bir süre deneyin sonrasında siz bile rafine şekeri fazla bulduğunuzu fark edeceksiniz. Diyelim ki sütlü tatlı yapmak istediniz. O zaman ne yapacaksınız? O zaman da ılımaya yakın bal, pekmez ya da soğuk sıkım meyve özlerinden birini yeteri miktarda tatlınıza karıştıracaksınız.

Yazıyı baştan sona aklında bir soru işaretiyle okuyan ebeveynlerimizi de unutmadık. Alerjik bebekler ne yapsın? Örneğin bebeğinizin yumurta alerjisi var diyelim, yumurta yerine sirke ya da nohut suyu kullanabilirsiniz tuzlu tercih ettiğimiz yiyeceklerde. Tatlılarda ise hurma ya da muz aynı bağlayıcılığı sağlayacaktır. Unutmayın yumurta özellikle bağlayıcı olması sebebiyle tercih edilen bir gıdadır. 12 ay altı süt kullanılmadığı için yerine yoğurt ya da peynir altı suyu tavsiye ediyoruz. Ancak süt ürünleri alerjisi olan bebeklere yiyecek hazırlarken badem sütü iyi bir alternatif oluyor.

Okuduğunuzda ya aslında kolaymış benim aklıma neden gelmedi dediğinizi duyar gibiyiz. Cevap basit lohusalıktan efendim lohusalıktan. Ya biz lohusayız ya da yerine tarif okuduğumuz anne bizi psikolojik olarak lohusa etti. Endişe etmeyiniz, biz de burada bunun için varız. Eğer sizin de yukarıda saydıklarımıza benzer tüyolarınız varsa mutfağınızı füzyon mutfağına çevirmeden bebek tarifi üretebildiğiniz sayfanın altındaki yorum yap seçeneğini kullanarak bizlerle ve sizden sonra okuyacak olan bütün kafası karışmış ailelerle paylaşabilirsiniz. Hepinize keyifli blw deneyimleri dileriz!

Diğer Metodlar

0 Yorum

İlk yorum yapan siz olun.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap